İnsanlık Ölmesin
24 Kasım 2009 Salı
Gönderen İlhangunes zaman: Salı, Kasım 24, 2009 0 yorum
Etiketler: Deneme
Yalnızlıkta Umudu Aradım
Karanlığın ürpertici sesizliği hüküm sürüyordu odamın her duvarında ,bazen köpek uğultuları bunu bozmaya kalkışsada ne çare yalnızlığıma eşlik edecek kimse gelmiyordu yanıma, güneşi bekler
gözlerim bir umut bir çare diye ama ne çare bir kere dahi kırpılmayan gözlerim yorgunluğa boyun eğmiştir.Sabahın tan vaktinde uyandığımda yine yapayalnız ben , sokak lambalarının altındaki köpeklerin uğultusu ve içimde dünden kalan bir UMUT.
Gönderen İlhangunes zaman: Salı, Kasım 24, 2009 0 yorum
Etiketler: Deneme
Bir Umut Gibi Düşledim Seni
Güzün kuru yapraklar, baharda papatyalar gibi
Ölümde Azrail gibi düşledim seni
Ufukta güneş, kuru ayazda sıcak gibi
Bir umut gibi düşledim seni
Gece karanlığında ışık, kamer gibi
Sinemdeki kalp gibi düşledim seni
Yarama merhem , kirli bedenime yağmur gibi
Bir umut gibi düşledim seni
Aşk gibi, sevgi gibi, ümit gibi, can gibi
Gözümdeki yaş, bağrımdaki yara gibi düşledim seni
Maşuka kavuşma, vuslat gibi
Bir ölüm, bir yaşam gibi düşledim seni?
Gönderen İlhangunes zaman: Salı, Kasım 24, 2009 0 yorum
Etiketler: Şiir
UMUT YOLCULUĞU
Umuda yolculuk ederken ümitlendim
Yeni bir filiz açtı kapanmayan yaranın üzerine
Oysa ki anladım geç kalınmışlığı sevda trenine
Ben bekleme salonundaki yedek yolcu
Vagondakiyse eski tarihli bir biletli
Yanlış kapılardan, çıkmaz yoldan girilmişti

Düşülen umutsuzluğa
Koparmak gerekliydi yeşermeden
Henüz acı tohumları daha derine inmeden
Ne yazık ki engel olunmuyor kalacak izlere
Hasar nadasa bırakılan eşelenmiş kalbin üzerinde...
Gönderen İlhangunes zaman: Salı, Kasım 24, 2009 0 yorum
Etiketler: Şiir
Minyatür Duygular
18 Kasım 2009 Çarşamba
Akşamın esmerliğini,
Erguvanların kokusunu,
Aşı boyalı duvarların yıpranmış öykülerini,
Sözünün eri kalemlere bağışlamıştık.
Yansı sihirbazı kolpalıkları,
Gözlerini yalandan sakınmayan
Çala fırçalı ressamlara bırakmıştık.
Gönderen İlhangunes zaman: Çarşamba, Kasım 18, 2009 0 yorum
Etiketler: Şiir
Kırgınlık Üzerine
bir rüzgar esiyor derinden
iliklerime kadar işliyor sesi rüzgarın,
titretiyor düşüncelerimi
kiremit yüklü çatısının altına
bu yalnızlık
götürür beni cenneti alaya
Gönderen İlhangunes zaman: Çarşamba, Kasım 18, 2009 0 yorum
Etiketler: Şiir
Mutluluk Üzerine
15 Kasım 2009 Pazar
-- "Demek mutluluğun sırrını merak ediyorsun. Peki anlatacağım fakat şimdi değil, şu an çok meşgulüm istersen sen sarayımı gez sonra gel sana sorunun cevabını vereyim." demiş. Ayrıca ona bir kaşık vermiş ve içine de iki damla yağ damlatmış. Sarayı gezerken bu kaşık da yanında olacak, ama dikkat et sakın içindeki yağı dökme demiş. İki saat sonra dönmek üzere ayrılmış adam.
Saray inanılmaz derecede güzelmiş, fakat adam kaşıktaki yağı dökmemek için hep kaşığına bakarak yürüyormuş. Dolayısıyla saray gezintisinden fazla bir keyif alamamış. Hiç bir ayrıntıya dikkat edememiş. Zaman dolunca tekrar çıkmış bilge adamın huzuruna. Yüzünde bir tebessüm ve içinde yağı dökmemiş olmanın verdiği rahatlıkla "Bakın efendim yağı dökmeden döndüm" demiş. Bilge gülümseyerek sormuş "Anlat bakalım nasıl buldun sarayımı?" adam birden afallamış, yağa dikkat etmekten sarayı unutmuş hiçbir şeye dikkat etmemiş. Bilge adam durumu anlamış ve ona tekrar giderek her yere iyice bakmasını söylemiş. Adam elinde kaşığı tekrar çıkmış sarayı gezmeye...
Bu sefer her şeye daha dikkatli bakmış. Hayatında görmediği güzelliklere şahit olmuş. Kolonlar, işlemeler, altın yaldızlar, mücevherler, parşömenler, kütüphanedeki el yazması eserler ve işlemeli kapakları, birbirinden güzel süs eşyaları... Her şey mükemmelmiş. İki saat sonra saraya hayran kalmış olarak dönmüş bilgenin huzuruna.
Anlat bakalım demiş bilge. Adam başlamış heyecanlı heyecanlı anlatmaya. Hayran kaldığı her halinden belliymiş. Daha sonra bilgenin gülümsediğini fark etmiş. Kısa bir sessizliğin ardından elindeki kaşığa baktığını fark etmiş...
Bir de baksın ki ne görsün. Kaşıktaki yağ tamamen dökülmüş. Etrafa bakmakta onu tamamen unutmuş. Mahcup gözlerle bakmış bilge adamın yüzüne.
İşte evlat demiş bilge adam gülümseyerek. Mutluluğun sırrını merak ediyordun. Söyleyeyim;
"Mutluluğun sırrı dünyadaki bütün güzellikleri yaşamak fakat kaşığındaki iki damla yağı da dökmemektir."
Gönderen İlhangunes zaman: Pazar, Kasım 15, 2009 0 yorum
Etiketler: Hikaye






