Bence, yalnızlık kabullenilmesi yada alışılması gereken olmaktan çok tanımlanması gereken bir olgu. Yalnızlık, insanlardan uzaklaşmaya duyulan bir ihtiyaç mıdır ? Eğer öyleyse nedendir? İnsanlardan uzaklaşmayı, bunu kendisi için ağır basan eğilim durumuna getiren nedir?
Demek istediğim ara sıra yalnız kalmayı isteme olgusu değildir. Yaşamı ciddiye alan herkes ara sıra yalnız kalmak ister. Anlamlı bir yalnızlık duygusu elbette nevrotik değildir. Yapıcı bir yalnızlık yetisinden yoksunluk kendi içinde bir nevroz belirtisidir. Sadece eğer insanlarla ilişki kurmaya, onlarla birlikte olmaya dayanılmaz bir gerilim eşlik ediyorsa ve yaşamdan uzaklaşma temelde bu gerilimden kaçmaya yönelik bir araç durumuna gelirse, işte bu yalnız olma arzusu nevrotik yalıtımın bir göstergesi olur. Bunun nedeni insanlara olan genel bir yabancılaşmadır. Böyle bir yakınlığa olan tutkulu ihtiyaç onu, kendisiyle başkaları arasında hiçbir boşluğun bulunmadığına inanmaya çok hevesli yapar.Her şeyden önce insanlara yabancılaşma, insan ilişkilerinin bozulduğunun sadece bir göstergesidir.Bireyi böyle olmaya itense onun neyi sevdiğine, neyi küçümsediğine, neyi umduğuna, neden korktuğuna, neye içerlediğine, inandığına karşı olan belirsizliğidir. Yani uzaktan kumanda edilen bir uçak gibidir. Bu nedenle kendisi ile olan bağını ve yakınlığını yitirmiştir. Diğer taraftan nevrotik olmayan yalnızlıkta durum farklıdır. Kişisel bütünlüğü olan bir birey kendine yabancılaşmamıştır. Onun gözlemleyen bir bilinci vardır. Kendisiyle olan ilişkisi önemlidir. Yani kişinin kendisiyle ilgili vardığı sonuçlar, kendisiyle ilişkisinde ki tutarlık, onun kendi özgün yasasının, "ben kimim" tanımlamasının temelini oluşturur. Diğer insanlarla olan ilişkisini kendisi olan ilişkisinden daha üstün tutmadığında, nevrotik olmayan türden yalnızlık başlar. O sıradan biri değildir. Sıradan bir insan olmaktan uzaklaştıkça, sıradan insanlar arasında kandınızı yalnız hissedersiniz. Bu süreç bireyi kendine yakın getirecek olan süreçtir. Sonuçta kişisel bütünlüğüne önem veren kişi, sadece kendi iç dünyasının farkına varıp, onunla ahenk içinde konuşup davranmakla yetinmez; iç dünyasının kendi temel değerleriyle ahenk içinde olup olmamasına özen gösterir. Bireyin en önemli ilişkisi kendisiyle olan ilişkisidir. "Ben kimim" tanımlamasını yapabilen bir bireyin yalnızlık kavramıyla uzaktan yakından sorunu yoktur.
0 yorum:
Yorum Gönder